Çöl Örümcekleri

2012-11-01 20:09:00
Çöl Örümcekleri |  görsel 1

  Çöl Örümcekleri Çöl örümceklerinin; çiftleşme anında erkek, salgıladığı bir kimyasal madde ile dişisini bayıltır. Çiftleşme bittikten sonra hızla oradan uzaklaşır. Eğer erkek kaçmazsa, dişi kendine geldiğinde erkeğini öldürür. Devamı

İstanbul'da balık tutma yerleri

2012-07-20 02:47:35
İstanbul'da balık tutma yerleri  |  görsel 1

İstanbul'daki balık tutma yerleri, İstanbul'da nerelerde balık tutulur Boğaz'da 100 metre genişliği 100 metre de derinliği olan bir yerde tam 10 çeşit birbirinden lezzetli balık avlayabilirsiniz. Olta takımını ve yemi doğru kullandıktan sonra tercihiniz şu soruyu cevaplandırmak olacaktır: “Akşama hangi balığın yanında ‘bi ufak’ açayım?” İstanbul’un iyi veya kötü birçok özelliğinden bahsedilir. En büyük özelliği ortasından Boğaz geçmesidir. Boğaz'ın varlığı ve önemi jeopolitik, sosyolojik, stratejik ve son olarak da fotoğraf makinelerine verdiği artistik poz itibarıyla çok çeşitli açılardan dile gelmiştir. Fakat pek bahsedilmeyen bir özelliği daha vardır. Boğaz trafiği. Evet, boğazdan geçen gemileri, tekneleri, bakmaya doyamadığımız tasarım harikası yelkenlileri saymazsak boğazın altında dünyanın bütün olta balıkçılarını yutkunduracak nefasette bir balık trafiği var. Çünkü İstanbul ve çevresindeki sular yerleşik ve göçmen balık çeşitliliği açısından bir oltacı için açık büfe zenginliğinde. Bu sebepten İstanbul ve civarı, şuradan şu balık çıkar buradan bu balık çıkar gibi bir ayrımı pek kaldırmaz. Ama temel konum ayrımları vardır. Ortada kıraça, dipte mezgit Balık çeşitliliğini şöyle izah edebilirim: Misal; sakin ve sessiz olduğu için avlanmayı sevdiğim Suadiye’de 100 metreye 100 metrelik bir alan belirleyelim. Sahilde 100 metrelik bir yatay dolaşma çizgisi, denize doğru da 100 metre açılma derinliği olsun. Akşam saat 18.00 gibi sandala atlayıp sahilden 100 metre açıldığınız zaman salladığınız çapariyi dibe indirmeden ortalarda tutarsanız kıraça çekersiniz, aynı çapariyi dibe sererseniz bu sefer mezgit gelir. Biraz dolanıp ... Devamı

Hayvanlar Neden Konuşamaz

2011-03-15 00:39:00

hayvanların konuşamama nedeni - hayvanlar nasıl iletişim kurarlar - hayvanların dili - hayvanlar nasıl anlaşırlar Hayvanların insanların yaptığı gibi kelimeleri kullanarak düşüncelerini anlatamamasının çok iyi bir nedeni vardır. Hayvanların yaptıkları akıllıca davranışların çoğu hiç şüphesiz ki kalıtsal davranışların sonucudur. Özel koşullarda bu geçerlidir ancak bu durumu değiştirdiğinizde hayvan genellikle nasıl davranacağını bilemez. Hayvanların akıllıca davranmalarının diğer bir nedeni de deneme yanılma yöntemiyle öğrendikleridir. Düşünmenin bu iki yolu da konuşmayı sağlayamaz. Konuşmanın anlamı, kelimeleri sembol gibi kullanmaktır. Kelime bir düşünceyi yada bir şeyi anlatır. Bu, o şey için bir semboldür. Ve hayvanların sembolleştirme yetenekleri yoktur. Onların zekaları insanların yaptığı gibi sembol bileşimleri yapamaz. Bir çocuğa “anne” demeyi öğretirken, konuşmayı öğrenmenin ne kadar karmaşık olduğunu görebiliriz. Bebek önce defalarca görerek annesini tanımayı öğrenir. Kısa sürede onu tanır, anne kendini göstererek aynı anda “anne” der. Bir süre sonra bebek bu sesi tanır ve bu kelimenin anne olduğunu anlar. Sonra, bebek anne görüntüsüyle anne sesi arasında bir bağlantı kurarak onu tanımlar. Anne çocuğuna ağzıyla bu kelimeyi nasıl söyleyeceğini gösterir. Bebek onu taklit eder ve kelime biçimlendirme aşamasına gelir. Doğru kasları çalıştırıncaya kadar bunu söylemeye devam eder. Sonunda konuşmak için her şeyin tamam olduğu gün gelir. Bebek annesini görür, onu tanır, kelimeyi hatırlar, kelimeyi biçimlendirir, doğru kasları çalıştırır ve “Anne” der. ... Devamı